2010 / 4 Mayıs

International Education Technology Conference (IETC) 2010


ietclogo

Sakarya Üniversitesi tarafından organizasyonu gerçekleştirilen 10. Uluslararası Eğitim Teknolojileri Konferansı bu sene 26-28 Nisan tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde yapıldı. 400 den fazla sunumun ve 4 keynote konuşmacısının yeraldığı bu konferansa ülke içinden ve dışından akademisyenler, öğretmenler ve eğitimciler katıldı. Konferansın popüler başlıkları arasında work-based learning, blended learning theory, blog ve diğer Web 2.0 teknolojileri (Viki, Wave, Glogster, Facebook vb) , Moodle ve benzeri LMS sistemleri, mobil teknolojiler ve 3G nin eğitimde kullanımı, öğretmen adaylarının, öğretmen ve idarecilerin eğitim teknolojilerinin kullanımına dair görüşleri, öğretmen ve öğretmen adaylarının dijital yetkinlik düzeyleri, senaryo tabanlı öğrenme, proje tabanlı öğrenme yer alıyor.

Oldukça spesifik konuların yer aldığı bu konferansta, konu başlıklarını dikkate alarak beklentileriniz doğrultusunda sunum içeriği ile karşılaşmak zor olsa da, Eğitim Teknolojileri ile ilgili Türkiye’de yapılan akademik çalışmaları birarada görmek açısından oldukça faydalıydı. Öncelikle Sakarya Üniversitesi’nin alana göstermiş olduğu katkı kayde değer. 10 senedir kesintisiz her yıl düzenledikleri IETC hem uluslar arası arenada Türkiye’deki çalışmaları tanıttığı gibi hem de ulusal düzeyde pek çok farklı akademisyen, eğitimci ve öğretmeni biraraya getirmesi açısından oldukça başarılı bir proje olduğunu düşünüyorum. Ayrıca yayınlanan bildiri de akademik alanda yapılan çalışmaların arşivlenmesi açısından zengin bir kaynak. Edindiğim faydalı bilgiler ve konferans sırasındaki sorgulamalarımı paylaşmadan önce IETC ile ilgili iki yapıcı eleştiri yapmadan geçemeyeceğim. Birincisi sunum sayısının daha az, ama kabul edilen sunumların içeriğinin belirli kriterlere göre (sunum kalitesinin artması açısından) değerlendirilmesi. İkinci konu ise sunumların yer aldığı programın katılımcıların profilleri gözönünde bulundurularak track (yollara) ayrılması. Bu pek çok uluslar arası konferansta da olduğu gibi katılımcı profiline göre ya da Eğitim Teknolojileri alanındaki alt konu başlıklarına göre olabilirdi.

Konferansın ilk konusu ve keynote’u work-based learning (iş yaşamı temelli öğrenme) oldu. Pek çok kaynakta bu öğrenme modelinin iş yaşamında elde edilen becerilerin ve deneyimlerin üniversiteler tarafından tanınmasından ve değerlendirilmesinden söz ediliyor. (Internette yaptığım bir araştırmada ODTÜ ve Middlesex Üniversitelerinin “Internet Üzerinden Bilişim Yüksek Lisans Programı” nı birlikte yürüttüklerine rastladım. ) Özellikle yüksek eğitim kurumlarında verilen eğitimin iş hayatı ile bağlantısından söz edildi. Küreselleşme, kişiye özel sistemlerin gelişmesi, mobil teknolojilerin yaygınlaşması ile informal eğitime daha çok yer verilebileceğine ve verilmesi gerektiğine değinildi. Bu öğrenme modelinin Dewey’den tutun da Dreyfu’ların Beceri Edinme Modeline kadar pek çok teori ile desteklendiği paylaşıldı. İlginç olan paylaşımlardan biri de biz teknolojiyi nasıl algılıyoruz? Özgür bırakan bir kurtarıcı gibi mi (liberator), güç sağlayan bir araç mı (instrument of power) ya da “var olma” ya bir tehdit mi (threat to a way of being)? İzleyiciler arasından gelen soru beklenen ama önemli bir soru oldu. “Nasıl öğrencilerimizin daha motive ve kendi kendilerini yönlendirecek şekilde olmalarını sağlayabiliriz?” “Gerçek hayatla daha bağlantılı (relevance) içerikler ile tanışmalarını sağlayarak ve kendilerini ve başarılarını göstermeleri için ortam yaratarak” cevabı geldi Prof. Dr. Paul Gibss’den. Bir ay önce katıldığım Prag’daki konferansta da Marco’nun sözünü ettiği  “let them being on the stage and give them audience” söylemiyle paralel olduğunu söyleyebilirim.

“Can technology make the assessment efforts transparent?” sorusunu cevaplayan sunum, benim için daha önce pek çok kez Helen’dan dinlediğim teorilerin bir tekrarı gibi olsa da “eportfolyo” sözcüğünü bir keynote da duymak güzeldi. Prf. Dr. Colleen M. Sexton konferansın en etkileyici sunumunu teknolojileri etkin kullanarak gerçekleştirdi ki konferansta metin deposu niteliğinde pek çok Power Point sunumlarının yanında sunumu fark yarattı diyebilirim. Eğitim Teknolojileri uzmanları olarak Web 2.0 teknolojilerinin kullanımından önce sunum teknikleri ile ilgili yeterlilik düzeyimizin sorgulanması gerektiğini tekrar tekrar düşündüm. Colleen üniversitelerinde kullandıkları LiveText eportfolyo sistemini bol bol övdükten ve kullandıkları diğer teknolojileri tanıttıktan sonra sıra 15’er dakikalık küçük sunumları dinlemeye geldi…

Bu sunumlar ile ilgili notlarımı incelemek için tıklayınız…

Comments are closed.

CONTACT ME

Address: Arnavutköy Mah., Kuruçeşme Cad. No:87, Arnavutköy/İstanbul

Phone: (0212) 359 2222

Email: burcuaybat {at} gmail {dot} com