2013 / 3 Şubat

Apple Education Leadership Summit, London


Bir başka Apple etkinliği daha. Tüm dünyada eğitim alanında bu kadar sık organize olan başka bir teknoloji firması görmek mümkün değil. Türkiye’deki çalışmaların da sıklaşacağını umuyoruz. Her sene BETT Show öncesinde organize edilen bu etkinliğe Londra’ya kadar gidip de katılmamak olmaz. Etkinlik üç ana temadan oluşuyor. “Learning”, “Creating”,”Assessment”. Bu temaları işleyen paralel çalıştaylar, iki keynote konuşması, bir başarı hikayesi ve okullarındaki çalışmaları tanıtan öğrenci, öğretmen gruplarından oluşan standlar etkinliğin haraketli geçmesine sebep oldu.

Richard Teversham’ın keynote konuşması Simon Sinek’in “WHY” isimli kitabından söz etmesi ile başladı. Sizin sebebiniz nedir peki? Öğrencilerinizin daha fazla öğrenme aktivitelerine katılmalarını sağlamak mı? Yoksa başarınızı arttırmak mı istiyorsunuz? Öğrenci ve öğretmenlerinizin pek çok materyal taşımaları yerine bir araç ile hayatlarını kolaylaştırmak mı hedeflediğiniz? İçerik mi geliştirmek istediğiniz, yoksa bütçeniz mi sizi bu yöne götüren? Konuşmacının değindiği gibi herkesin teknolojiyi kullanma sebebi farklı ve okullar yola çıkmadan önce kendi nedenlerini bulmaları gerek.

Richard’ın en güçlü argumanı “kullanıcılar Apple teknolojilerini “basit” olduğu için tercih ediyor”. Çünkü son kullanıcı hiçbir yönergeye ihtiyaç duymadan bu teknolojileri kullanabiliyor ve böylece teknolojiye değil içeriğe odaklanabiliyor. Apple ürünlerini “Healthy snack” ifadesi ile tanımlamasına yüzde yüz katılmasam da kişisel öğrenme araçları olduğu konusunda beni ikna ediyor. Son olarak Apple ürünlerini üç kategoride özetledi. Araçlar (ipad, macbook, ipod gibi), içerik oluşturma ve paylaşımı (ibook, apps, ibook author ve ülkemizde de kullanımının sıklaşacağını beklediğimiz itunes u) ve son olarak profesyonel gelişim fırsatları.

Mobil öğrenmeye değinen William Rankin’in konuşması fazlasıyla detaylıydı. En beğendiğim kısmı ise eğer birbirimiz ile bağlantılı isek çok daha fazlasını yapabiliriz fikri oldu. Bu fikir “kişiselleştirilmiş öğrenme” kavramının aslında “bireysel öğrenmeden” ayrılan yönünü ortaya koyuyor. Daha açık söylemek gerekirse “kişiselleştirilmiş öğrenme” öğrencinin araçlar ile başbaşa kaldığı ve sadece doğru yapıp yağmadığını kontrol etmek için öğretmenle (tahta ile) iletişim kurduğu bir öğrenme biçimi kesinlikle değil. Bu bakış açısı üzerine kurulu modeller de pek yakında kaybetmeye mahkum görünüyor. William öğrenmenin kişisel organizasyon gerektiren bir sistem olduğuna değindi. Buna göre iki şeye ihtiyacımız var: Erişim ve Topluluk. Öğrenci topluluk ile yani öğretmenle, diğer öğrenciler ile hatta tüm dünya ile bağlı olmalı ki “daha fazlasını” yapabilsin. Kendimizi düşünelim. O zaman neden bu etkinliklere katılıyoruz ki, kendi kedimize sunumları izleyelim, öğrenelim.

Daha sonra katıldığımız çalıştaylarda Flipped Classroom modelinde kullanılabilecek “Explain Everything” ve “Neu Annotate”, öğrenci-öğretmen etkileşimine bir çözüm olan Nearpod, Sunum aracı Keynote, Puppet Pals, Garageband gibi yaratıcılık araçları, video aracı imovie gibi uygulamalara değinildi. Essa Academy’den Abdul Chohan’ın değindiği gibi Apple teknolojileri “basit” ve “güvenilir”. Keşke biraz da ucuz olsa.

Comments are closed.

CONTACT ME

Address: Arnavutköy Mah., Kuruçeşme Cad. No:87, Arnavutköy/İstanbul

Phone: (0212) 359 2222

Email: burcuaybat {at} gmail {dot} com