2013 / 4 Eylül

“Öğrenme aşkı üzerine” blog tutmak!


Her geçen gün yeni bir web 2.0 teknolojisi ile tanışıyoruz. Aralarında eğitim alanında çok etkili olacağını öngördüklerim bile beklenilen etkiyi blog kadar yaratmadı. Sıralı, yazı temelli ve kişisel yapısına rağmen, eğitimciler ve öğrenciler özgün ifadelerini küresel dünyaya blog aracılığı ile duyurmaya çalışıyor.

“Neden blog yazıyoruz?” sorusunu cevaplamaya çalışan çok kişi oldu. Bana göre Olga Dysthe’nin sözünü ettiği “presentation writing” kavramı blogda vucut buluyor. Hem düşüncelerinizi derlediğiniz hem de bir mesaj iletmeyi hedeflediğiniz bu yazma biçimi “reflection/dönüşümlü düşünme” için de bulunmaz bir fırsat sunuyor. Her zaman aklınızın bir köşesinde yazdıklarınızı okuyacak birileri olduğu için yazmak istediklerinizi daha açık ve anlaşılır yazıyorsunuz. Zaman zaman da yazdıklarınızı tekrar tekrar gözden geçiriyorsunuz. İçinizde yaşadığınız monologlar zamanla okuyucularınız arasında dialoglara dönüşüyor.

Okulumuzda 1:1 BYOD programı başladığından bu yana blog kullanımının sıklaştığını görmek umut verici. Önce öğretmenlerimiz arasında başlayan bu küçük yayıncılık hevesi hiç şüphesiz sınıflara da sıçradı. Kendi blogunu tutmaya cesaret edemeyenlere ise Eğitim Teknolojileri bölümü tarafından tutulan okul blogunda yazma fırsatı veriyoruz. Aybike ise kendi blogu aracılığı ile pek çok okuyucuya seslenen bir İngilizce öğretmeni. Sınıf içerisinde yaptığı çalışmaları, tecrübelerini ve kaynaklarını öğrenme aşkı olan diğer öğretmenlerle “For the Love of Learning” isimli blogunda paylaşmaya devam ediyor. Sözünü edeceğim “New Eden” projesi ile ilgili ayrıntılı bilgiye de bu blogdan ulaşabilirsiniz.

“New Eden” başlangıçta blog kullanımını içermeyen araştırma, yaratıcılık ve keşvetme üzerine kurulmuş, etkileyici bir senaryoya sahip ve öğrenciler tarafından ilgi ile karşılanan bir projeydi. Proje ile ilgili koridorda geçen kısa paslaşmaların ardından Aybike’ye projesinde öğrencilerinin de blog tutabilecekleri konusunda küçük bir öneride bulundum. Aybike blog fikrini kucakladı ve tahmin edebileceğimin ötesine taşıdı. Hiç tartışmasız öğrencilerinin süreç içerisinde kendi bloglarını tutarak dönüşümlü düşünmeleri ve tüm projeyi kayıt altına almaları projeye çok büyük katkısı oldu. Fakat süreç içerisinde ikimiz de anladık ki kişisel blog tutmak ile öğrencilere blog tutmaları konusunda rehberlik etmek birbirinden oldukça farklı. Öğrencilerin motivasyonlarını yüksek tutmak gerekiyor sürekliliği sağlayabilmek için. Ayrıca blog kültürü ile ilgili de tartışmalarını, paylaşımda bulunmalarını ve hatta bazı blogları takip etmeye başlamalarını cesaretlendirmek gerekiyor. Blog yazılarının içeriğinin özgün ve okumaya davet edici bir üslubla yazılması da üzerinde durulması gereken başka bir konu. Blogda hızlı bir şekilde yayınlanan yazıların mükemmellikten uzak olması çok doğal. Bu yüzden öğrencilerin optimum ne kadar zaman ve emek harcaması konusunda yol göstermek yararlı olabilir. Internetin gelişmesine, bilginin çoğalıp dönüşmesine katkıda bulunmaları fikri öğrencilerimizin çok da takdir edemedikleri ama biz eğitimcileri en çok heyecanladıran noktalardan biri.

Bana göre blog yazmak uzun bir koridorda seslenmek gibi. Koridora açılan kapıları açan herkes söylediklerinizi duyabilir. Fakat bir süre cevap alamazsanız ne kadar seslenmeye devam edebilirsiniz ki. Aybike burada stratejik bir karar aldı. Amerika’dan bir grup öğrenci ve öğretmen ile işbirliği içerisine girdi ve öğrencilerin bloglarına okuyucu buldu. Öğrencileri bloglarının okunduğunu ve yorum aldıklarını görünce hem daha fazla yazmak istediler hem de yazı içeriklerinin kalitesini arttırdılar.

Aybike “New Eden” projesi fikrini bir meslektaşından aldı, öğrencilerinin blog tutma fikrini benimle yaptığı kısa konuşmalardan sonra uygulamaya geçirdi, hem akademik hem de öğretmenlik tecrübesini biraraya getirerek projeyi profesyonelce şekillendirdi, başka bir meslektaşının aracılığı ile projesine uluslararası bir boyut kazandırdı ve gelecek sene başka branşlar ile işbirliğine girerek disiplinlerarası tüm yıl sürecek bir projeye dönüştürmeyi hedefliyor. Fikirler paylaşıldıkça büyüyor, zenginleşiyor ve değer kazanıyor.

Peki siz nasıl başlayabilirsiniz? İşte üç altın öneri:

– kendi blogunuzu oluşturun

– diğerlerinin yazdıkları blogları takip edin ve yorum ekleyin

– öğrencilerinizi kendi bloglarını tutmaları ve diğer blogları takip etme konusunda cesaretlendirin

Unutmayın blog bir sosyal ve kültürel yapıdır. Etkileşim ve dialog kurmaktan çekinmeyin. Her zaman işbirliğine açık olun.

Comments are closed.

CONTACT ME

Address: Arnavutköy Mah., Kuruçeşme Cad. No:87, Arnavutköy/İstanbul

Phone: (0212) 359 2222

Email: burcuaybat {at} gmail {dot} com