2010 / 10 Aralık

14. Sonbahar Öğretmenler Konferansı


Bir Sonbahar Öğretmenler Konferansı’nı daha geride bıraktık. 350’den fazla sunumun yer aldığı konferans oldukça hareketliydi. Farklı seviye ve alanlara hitap eden sunumlar arasında eğitim teknolojileri ile ilgili olanlar bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar azdı. Sunum yapan kişilerin de branş öğretmenleri ya da sınıf öğretmenleri olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu öğretmenleri cesaretleri ve yaratıcılıklarından dolayı tebrik etmekle birlikte teknoloji alanında akademik geçmişe sahip arkadaşlarımızın nerelerde saklandığını da merak etmiyor değilim. Ülkemizde eğitim teknolojileri anlamında pek çok gelişmeyi takip edemediğimiz ve uygulayamadığımız gerçeğini teknoloji alanında uzmanlaşmış meslektaşlarımın yeterince paylaşımda bulunmadıklarına bağlayabilir miyiz?

Katıldığım ilk sunum bir süredir üzerinde yoğun olarak çalıştığım Moodle ile ilgili oldu. Özel Tarsus Amerikan Koleji’nden Mehmet beyin yaptığı sunum Moodle uygulamalarını okulda sürdüren pek çok okul için tekrar niteliğindeydi. Hem teknik hem de sürece dair gözlemlerini ve çalışmalarını bizimle sunumunda paylaşan Mehmet bey ayrıca web sitesinde tüm internet kullanıcıları ile de paylaşıyor. Bu Moodle sitesini ziyaret ederek Mehmet beyin açtığı kursa kayıt olabilir ve Moodle ile ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Bu sunumda dikkat çeken bir konu da Moodle’ın sadece eğitimsel amaçla değil okulun Intraneti olarak da  kullanılabileceğiydi. Moodle kullanımının yaygınlaşması için mentor sisteminin faydalı olabileceğine ve eğitimlerin de bölümlere özel yapılması gerekliliğine değindi. Moodle ile ilgili piyasada oldukça zengin içerikli kitaplardan söz etti ve yine faydalı olabilecek bir ayrıntı  olan turnitin kullanıcılarının Moodle ile bir plug-in yardımıyla enetgrasyon sağlayabileceklerini ekledi.

İkinci katıldığım sunumda Darüşşafaka okullarından bir fizik ve matematik öğretmeninin disiplinlerarası bir WebQuest çalışması tanıtıldı. Peki WebQuest nedir? WebQuest sorgulama tabanlı bir ders modelidir. WebQuest aktivitelerinde öğrenciler web üzerinde araştırma yaparak verilen senaryodaki ürünü oluşturabilmek için bir dizi görevi yerine getirirler. WebQuest’in en can alıcı noktası verilen senaryoda her öğrencinin büründüğü farklı bir rol olmasıdır. Çoğunlukla görevler grup halinde ele alınır ve ürün yine gruplar içerisinde oluşturulur. WebQuest fikri internetin yaygınlaşması ile özellikle 90’lı yıllarda popüler olmuştu. Internetin akıl almaz genişlemesi ile hem çevrimiçi kaynakların güvenilirliğini değerlendirme zorluğu hem de web 2.0 teknolojilerinin hayatımızı işgal etmesi yüzünden WebQuest de eski popülerliğini yitirdi. Aslında bir öğretmen olarak WebQuest çalışması ile yapay bir ortam yaratmak yerine etkileşimi ve doğal işbirliğini sağlayan Web 2.0 araçlarını kullanmayı tercih ederdim. Ama yine de bu da bir eğitim yöntemi ve sunum yapan okul da işe yaradığını bize pek çok kanıt ile göstermeye çalıştı. Çalışmanın disiplinlerarası olması kendisini değerli kılıyor. Ayrıca kaynakları öğretmenlerin webde taraması ve öğrencilere kaynak listesi sunması her ne kadar yönteme bir ölçüde ters düşse de büyük bir zaman ve emek gerektiriyor. Keşke çalışma bir blog kullanılarak çevrimiçi olarak öğrencilerle paylaşılsaydı. Böylece çalışmanın web tarama kısmı sınıf dışında, asıl önemli kısmı olan tartışmaların ve ürün yaratma süreçlerinin yoğunlukta olduğu görev ve sonuç kısmı sınıfta yapılabilirdi. Halbuki bu örnekte tam tersiydi.

Diğer katıldığım bir sunum ise daha önce projeyi başlatarak ve yöneterek görev aldığım Enka Okulları’nın blog projesi oldu. Enka Okulları 3 seneden bu yana eportfolyo ile ilgili çalışmalarını sürdürerek diğer okullara bir örnek oluşturuyor. Blog kullanımı ile de eportfolyo projesi evrimleşti. Bu proje ile ilgili ayrıntılı bilgileri sunumlarımdan edinebilirsiniz.

Tartışmasız en iddalı sunum tam ismi olmasa da sloganı “Facebook in Moodle out!” oldu. Sadece bizim okulumuzdan 10 kişinin katıldığı bu sunum acaba Moodle out mu? sorusunu beynimde canlandırsa da sunum sonunda pek de içeriğin bu sloganla örtüşmediğini düşündüm. Verilen mesaj daha çok “Dışarıda o kadar güzel araçlar var ki! Bedava, kolay ve hızlı. Ne duruyorsunuz?” oldu. Kesinlikle katılıyorum. Ne duruyorsunuz? Öğrencilerin dijital yerli olmasından başlayarak öğrencilerin internette kullanabilecekleri (hatta zaten sosyal hayatlarında kullandıkları) bu muhteşem araçları öğrenme sürecinde de kullanabileceklerini tartışan öğretmenler vakit almayan, işlerini kolaylaştıran araçları tercih ettiklerine de değindiler. Bu konuda o kadar çok blog yazılarımda değindim ki tekrarını gereksiz buluyorum.

Artık aynı konuları dinlemekten sıkılan bir katılımcı olarak son oturumu tamamen uzmanlık alanım dışında bir konuyu seçtim. Eleştirel düşünme. Eleştirel düşünme tekniği ile yapılan aktivitelerde üç aşamadan geçildiğini öğrendim. Beklenti oluşturma, bilgiyi inşaa etme ve birleştirme. Uygulama yapma fırsatı bulduğumuz bu sunumda açıkçası bakış açım az da olsa değişti diyebilirim. Teknoloji destekli tüm etkinliklerde eleştirel düşünme aşamalarına yer verilmeli diye düşünüyorum. Eleştirel düşünceye yer vermeyen teknoloji destekli etkinliklerde öğrencilerin geçtikleri süreçler ve ortaya çıkardıkları ürünler ne yazık ki birbirinin kopyası olmaktan öteye gidemiyor.

Bir sonraki konferans Enka Okulları’nda yapılacak. Umarım eğitim teknolojileri alanında daha yaratıcı örnekler görme fırsatı yakalarız.

Comments are closed.

CONTACT ME

Address: Arnavutköy Mah., Kuruçeşme Cad. No:87, Arnavutköy/İstanbul

Phone: (0212) 359 2222

Email: burcuaybat {at} gmail {dot} com